Katanga Çarpısı ya da HANDA


Kongo TV kanallarindan birini izliyordum. Sagolsun* Frenkler, yayin dili Fransizca tabii, hic swahili, lingala falan olur mu? Sonra nasil anlariz biz.

Neyse reklamlar basladi. Türkiye'de 1980'lerde ne kadar reklam varsa hepsi arka arkaya yayina geldi sanki. Omo reklami, Cermenlerin bana sattigi Kerrygold Irlanda tereyagi reklami! Hepsi eski usul. Marka ayni marka. Ama Afrika'da, Kongo'da. Reklam teknigi ise 20 yil öncesinin.

Kücükken kardesimle reklamlara bakar oyun oynardik, hangisi hangi ülkede cekilmis hangisi Türkiye disi degil diye. Ayirt etmek o kadar kolaydi ki. Sonra bir dönem geldi. Zorlanmaya basladim. Teknoloji mi ilerledi, yabancilar mi cekmeye basladi reklamlari. Karisti hersey. Sonra bu isin okuluna da gittim. Tamamen hayati yanlis anlama sonucu bir tercihti, ya da kendini taniyamama diyelim. Ama ögrendim birseyler, hic kullanilmamak üzere, az da olsa.

Bir de bir elma vardi. Adini okulda sürekli duyardim. Alamayan kizardi, alanlar önceden belli derlerdi. Cok tartisilirdi, her sinav gibi, her yarisma gibi, insanin isin icinde oldugu her sosyolojik olay gibi. 19 yildir en iyilere verilen bir reklam ödülü. Neden kristal elma diye hic merak etmemistim, az önce hic de bekledigim gibi yaratici olmayan resmi web sayfasindan ögrendim:

Kristal; temizliği, saydamlığı, netliği simgeliyormus. Gerek mesajınız, gerekse onu taşıyan
ortam bu temizlikte, bu netlikte ve bu saydamlıkta olmalı imis...

Elma; yollanan reklam mesajını almasını beklediğiniz kişileri, yani hedef kitleyi
simgeliyormus.

Ok; mesajınızı ve satışı sağlayan yaratıcı fikri simgeliyormus.

Aciklamalar okul dersi gibi degil mi? Hangi ödül karmasik tasarlanmis ki? Oscar icin bile kütük gibi duran adam heykeli vermiyorlar mi? Üstelik elinde hacli kilici bes kenari olan film üzerinde duruyor. Kilic da pek anlamli sanki.

Ödül alanlari da pek merak etmiyorum zaten. Yalniz su var. Her konuda oldugu gibi dünya yine her zaman ayni anda adim atamiyor. Ve eger gecmise dönmek istersek bu ülkelere gitmemiz yeterli olabiliyor. Ya da insan güncel TV izleyip bile gecmisi yad edebiliyor.

Ne güzel dünya. Gecmis de var gelecek de burada.

Yukaridaki resim eski bir Kongo parasi. Simdi C.Frank kullaniyorlar. Bu resimdeki bakir para. Ayni zamanda eski Kongo Kralliginin da bayrak amblemi. Nedenini anlayabiliyorum...

-------------------------------------------------------------------------------
*"Sagolsun" kelimesi kesinlikle ve kesinlikle ironiktir.

14 comments:

Punto said...

Çok ilginç bilgiler. Paylaştığın için teşekkürler.

loungetime said...

Reklam kalitesi ne kadar yükseldi gerçekten. Çok beğenerek izlediklerim var. Avrupadan yayın yapan Türk kanallarını izlerken o kaliteyi yakalıyamıyorum. Tabi sebebi avrupa olması değil, kanalın imkanları belki daha kısıtlanıyor ve ya reklam verenler daha küçük çapta firmalar oluyor. Eskiden yunan kanallarını izlerdim ve ordaki reklamlardan neredeyse yunancayı öğrenecektim.

Yukarıda ki de çok ilgiç bir para şekli, kimbilir daha ne şekil paralar vardı.
İyi haftalar

Alp&Ege'nin annesi said...

Reklam dunyasini özledigimi hissettim gecen gun cok SIK gidemedigimiz sinemada reklamlari seyrettigimde. Cunku evde hep reklamsiz kanal seyrediyoruz...Burada cocuklarin reklamlarda oynamasi yasak, tek cocuk (Bebek)bez reklaminda buyuklere cimnastik yaptirandi. TR de bu konuda bir gundem olusmamis simdiye kadar anladigim kadariyla, hep cocuklar vardi reklamlarda...

B5 said...

X Punto,
Her bilmedigim bir ülkenin tv kanalina sadece göz attigimda ilginc seyler görüyorum. Az da olsa o ülke hakkinda birseyler ögretebiliyor. Sadece yayin dili bile tarih...

X Loungetime,
Avrupa'da iyi Türk firmalari zaten göz önünde degiller. Dedigin gibi ne yazikki cok farkli ufal girisimciler. Sadece gida sektöründe bile Türkiye devlerini burada görememek benim icin üzücü. Adlarini kimse bilmiyor burada. Atiyorum ille marka da yazacagim ya: Komili, Kavaklidere, Pinar (sadece uyduruk bir peynirini gördüm)gibi markalar burada yok :(. Vakko bile minicik dükkanini kapatmis gecen burada... Reklamlar da ayni sekilde. Avrupa'da Türkiye kalite satmiyor, ve ne yazikki öyle taniniyor :(

X Alp&Ege'nin Annesi,
Bilmiyordum cocuklarin kullanilmadigini. Guzel. Reklam satis amacli, para da anne-baba da. Cocugun ekranda yer almamasi fikrini sevdim.
Türkiye'de cocuk da cok, cocuk marketi de. Kucuk yasta oyunculuga baslayanlarin da sonradan hayati degisiyor. Hatirlarim ben ortaokuldayken ajanslar resmimizi cekip, portföy olusturmak icin 500 lira alirlardi. Yapmayan yoktu neredeyse arkadaslar arasinda.. Ünlenen de cikmadi degil sonradan... Ama bilemiyorum ne kadar dogru o dünyaya ufak yasta cocuklari sokmak. Izleyen de cocuk olunca...

müzi said...

dunyanin ayni anda adim atmadigini yazmissin ya B5, bazen bunun unutulmasi sinirlendiriyor beni. mesela bazi olumsuz konularda, insanlar yorum yaparken "ay, bu devirde bu ne cehalet. bilgi cagina girdik insanlar hala ayni" deyiveriyorlar. yahu ne bilgi cagi, hala bir yerlerde acliktan, ilacsizliktan olen insanlar var. insanlarin tum dunyayi kendi dunyalari gibi zannetmesi bir tur cehalet aslinda. o yuzden sIk sIk farkli seyler okumak, farkli seyler seyretmek iyidir diye dusunuyorum, baska yerlerde neler olup bittigine dair az da olsa bir fikre sahip olmak icin.
sevgiler

Zeyno$ said...

Bu post ile alakasi yok ama, gozunden kacmasin diye buraya yaziyorum. Kocekceyi CD olarak bulabildin mi? Bulduysan, Italya'ya gelriken getirmeyi unutma :)

Biz kucukken abimle reklam bilmece oynardik. Kim once hangi reklam oldugunu bilecek seklinde. Hey gidi gunler..

B5 said...

x Müzi,
Elbette. Aslinda bazen fazla bile baktigimi dusunuyorum. Etrafinda senin gibi dusunemeyenleri bulunca, ya da bilmeyenleri hayal kirikligina ugrayabiliyorsun. Ugrasmak daha zor oluyor. Kliseleri yikmak o kadar zor. Disaridan bakildiklarinda ne kadar mantiksiz olduklari gozukse bile herkese bunu ispatlayabilmek cok zor..

X Zeyno§,
Cok guzel bir surpriz geldi Akin Amca'dan sana yazacagim tekrar! Halen dinliyorum. Evin havasi degisti bugün :)
Büyü gibi :) (Magia per noi due ;))

Selen said...

Ilginc bilgiler.Reklamlari cok severim ben,bir insani 2 dakika kadar bir zamanda etkileyebilecek en onemli seylerden biri bence.

elektra said...

reklam oyunu ve okuma sırasına ve başarısına göre kızaran elma ne kadar tanıdık geldi ve bir hoş gülümsetti beni. o kızarmak üzere sınıf ağacına asılan elma, elması kızaramayan çocuklarda ne kabus yaratır ama. reklamcılar da böyle mi hisseder acep? yoksa, bugün onlara, yarın nasılsa bize mi derler, bilemedim<.iyi geceler...

B5 said...

X Selen,
Tuhaf bilgiler de. Kongo'ya nereden gitmisim?
Reklamin en onemli olgularindan birini tek cumlenle ozetlemissin sen de, kisa zamanda, hatta dakika bile degil, etkilemek ve satin aldirmak...

X Elektra,
Ilk duraksadim ne demek istiyorsun diye. Kizaran elmalar yoktu benim donemimde, sinifimda. Hayal meyal hatirladim sonradan baskalarindan duydugumu. Toplumsal baski o yasta baslatiliyor desene :)... Doguya gittikce daha da mi artar bu isler ne..
Japonlarin kimilerini toplum disina itip intihara suruklemeleri aklima geldi. Baskiya dayanamayip intihar edenleri... Dogu dediysem Dogu Anadolu degildi tabii. Yoksa o da mi? Intiharlar artmis yine kadinlar arasinda guneyde... :( Ntv yazmisti ya...

Ayca said...

Persembe aksami ARTE'de Kongo'da kadin ve cocuklarin karsilastiklari, tecavüz, aclik, siddet ve benzeri her tür felaket üzerine bir belgesel vardi. Ne esim, ne de ben hala etkisinden siyrilamadik ve hala tartisiyor, sorguluyoruz yasananlari. Sadece Kongo örnegini degil, bir coklarini!!

Ve bu reklamlar, her ne kadar 20 yil öncesinin teknolojisi ile hazirlansa da, yasananlar ne olursa olsun, hayat ve ticaretin devam ettiginin en büyük göstergesi galiba!!

Reklam, dün-bugün temasindan cok öte bir yorum oldu ama, inan b5, hala canimi acitiyor izlediklerim :((

Bambi said...

sen reklamcimiydin ne hos:)

B5 said...

X Acalya,
Ticaret hep hayat bulur zaten, ya politika ile ya dinle vs...
Dediklerin dogru. Google Earth kullaniyor musun bilmem ama kitanin uzerinde bir gezindigim zaman alev isaretleri ile kapli oldugunu goruyorsun. Alman bir arkadasim: "Eger gitmek istiyorsan elini cabuk tut, cunku siyasi tutarsizligin en yuksek oldugu bolge" diyor. Ne devlet var ne sinir bazi yerlerde..

X Bambi,
Yok, degilim. Ama okudum. Ya da ilk bolumumun ikinci adi reklam idi. Ajanslarda bulundum, izledim vs. Yalniz okumakla o alanda calismanin farkli seyler oldugunu dusundugumden bilmiyorum demeyi tercih ederim. Bu isin teorisi bile ulkelere gore degisebiliyor. En iyi hatirladigim reklam sektorunde yabanci dile gerek yok kanisiydi :D... Turkiye'de iken oyle derlerdi. Soru isaretleri ile bakardim!! Yil 90 sonlari...

Bambi said...

HAdi yaaa durum o kadar vahim diyorsun, hos bu ulkede yabanci dile gerek yok o kesin !yabancilarin isi ne ogrensinler turkce eger bizimle iletisim kurmaya o kadar merakli iseler ;)) Osmanli doneminde dilimizi ogretememis ya icimizde kalmis ;)))