Kitap okuyorum da..

Ara verdim bloglara, farkindayim.


Elimde yüzyilin asklari diye bir kitap var. Ask kismini birakin. Ne de olsa N.Hikmet'in onca siirler mektuplar yazdigi karisini nasil biraktigi sizi üzebilir. Ya da neden genelde hep kadinlarin aci cekip, bekleyen taraf oldugunu düsünebilirsiniz. Bunun nedeni kendine aci cektirme istegi olamaz elbet. Neyse dedim ya ask kismini tahlil etmeden okuyunca tarihe taniklik eden kisimlarini kronolojik bir sekilde okuyup bir iki uc sey ogrenebiliyorsunuz.

Afife Jale zamani müslüman kadinlarin sahneye cikmalari yasak oldugu icin tutuklandigini ögrenmek belki biraz düsündürür. Yabancilar degil, sadece müslüman olmayan vatandaslar sahneye cikabilirmis. Osmanli'dan günümüze tiyatro sadece bir asirlik(+küsur) degil mi? Hayir, tiyatro milattan önce de vardi da o yüzden. Doguda da, batida da. Kadinin katilmasi biraz gec kalmis gibi sanki...

Resim yasak, tiyatro yasak, ne cok yasaklar koymus insanlar tarihte. Belli ki epey korkmuslar sanattan. Demek güclü oldugunu kabul etmisler. Yoksa baska ne icinmis, mantikli sebep göremiyorum. Bilimkurgu filmi Stargate geliyor aklimda. Onun da bir sahnesinde paralel dünyaya gectiklerinde, bedevi gibi yasayan bir topluga sirf okuyup ögrenmesinler diye Tanrisi tarafindan resmin yasak oldugunu anlattigi bir sahne vardi. Resim büyük günahti. Gercekte nereden esinlendiklerini anlatmaya gerek yok. Seneler önce izlesem de o sahne hep aklimda kalmisti. Cünkü Osmanlida da üc boyutlu resim yasakti (Ilk cag adamlari magara resimleri icin sorun yok anlaminda).

Sirada Bedri Rahmi Eyüboglu'nin buyuk aski var... Hem resim hem siirden bahsedecek kesin hikayesi. Ve buyuk ihtimalle o da aci cektiren taraf olacak.
---------------------

Daha cok resim sergisi isterseniz
Eczacibasi Sanal Müzesi'ni tavsiye ederim.
Yaklasik 6 senedir (meshur sanatcilardan olusan)
sanal koleksiyonum var orada..

30 comments:

Punto said...

Anadolu'da bugün bile duvarlara resim asmayanlar çoğunlukta. Putları yasaklayan dinimizindeki ayetler, yıllarca resim konusunda yasaklara neden olmuş.

B5 said...

Yine de bir sekilde desenlerle ugrasmaya devam etmisler ama degil mi? Kimi mozaik yapmis, kimi hat demis, kimi cini, kimi ebru demis. Insanin icinde var olan bir sey bu. Ne kadar yasaklansa da cikiyor bir yerlerden bu süsler :)
Yaraticilik iste, engellenemiyor, degil mi :)

Punto said...

Evet bence de. Yasaklar belki de daha çok teşvik ediyor insanları. Yasaklara karşı mücadele vermek insanın doğasında var diye düşünüyorum. Amcam babamın keman çalmasını yasaklamış. (aralarında 20 yaş fark varmış).
Yetmemiş kemanı parçalamış. Babam kırılan parçaları tek tek toplamış, yapıştırmış, kemanı çalar hale getirmiş ve nerelerde çalmış biliyor musun?. Dağlarda!...

elektra said...

şu nazım usta'nın kadınlarına olan vefasızlığı benim de çok canımı sıkar. sonra beslenmesi gerekti o şiirlerin çıkması için deyip, içimde bir yerde onu ve vefasızlığını ayrı tutmaya çalışırım. bunu sırf onun için yapabilirim sanırım.sırf ' kadınım benim, baldan tatlı arım benim ' diyebildiği için. yaratıcılığın doruklarında olan insanların yaşamlarında bir noktada biz sıradan fanilerin bencillik dediği bir şeyler var. ama belki de sırf sıradan faniler olduğumuz için, o kadar yükselemediğimiz için kendi sığ yargılarımızı yamıyoruz onların bizden farklı yaşamlarına. ne bileyim, böyledir herhalde, onları çok ayrı tutup affediyorum ben de:))

Robiciattola said...

Appena letto il tuo messagio sul sito ddel cavoleto di Bruxelles.Mai stata in turchia, ma amo il medio oriente e la sua grande cultura.

mi piacerebbe un consiglio su un ristorante, ma non stai a roma, vero?

Anonymous said...

Kadınlar bazen beklemesini bilmeli!

Nazım Hikmet'de insan değil mi?

Resim,put,vs.,konularında çok
haklısınız.
Ali

müzi said...

benim de icimi acitir, nazim'in piraye'den baska kadinlari da sevebilmesi. bir kulp bulmaya calisirim. kendimce vardigim dusunce de, onun en buyuk sevdasi sevmekti, askti belki derim. derinlemesine ve sefkatle sevmeyi sevdi belki de, herkesi sevdiginden cok. dedigim gibi, bir kulp bulmaya calisiyorum, elektra'nin dedigi gibi, affedebilmek icin.

ekmekcikız said...

Bugün, gazetede bir yazı okudum ve dayanamayıp bloga koydum.
İngiltere'de sanat fonlarının nasıl ve hangi nedenle desteklendiğini anlatıyordu.
Sanat, insanın insan olması için en gerekli şeylerden.
Sizce, bizim toplumumuzun öyle insan olmak gibi bir talebi var mı?
Bana yok gibi geliyor da...
:(
Bu günlerde umutsuzluk bastı beni, galiba.

mdlount said...

Kadinlarin ozgurugunu kisitlayan durumlar gunumuz ulkelrinde de yokmudur, mesela saudi arabistan yada Iranda? Yasadigim sasali dubai sehirinde bile emerati kadinlari tek basina gezemez, bir erkekle konusamaz. o buyuk evlerinin girisinde bile erkek ve bayanlar icin ayri majlis dedikleri misafir odalari vardir. Yani modern bir ulekede dahi bastirilmislik niye.. ? Turk erkeklerimiz bile ne kadar cok egitim alsalarda yersiz kiskancliklarindan dolayi kadini bastirmamismidir?

rahsan said...

yine son yazilarimizda ayni konulari mi secmisiz kendimize farkinda olmadan sevgili B5cigim? :) kadinin haklarini cok gec ve cok birdenbire elde etmesi, ama daha cok, bunun kadinin üzerindeki olumsuz etkileri hakkindaki düsüncelerimi cooookkk kisa anlatmaya calismistim ben de!
karsilikli konusuyormus gibi hissediyorum böyle haberimiz bile olmadan ayni temalari secince :)
R4'e selam söylerim bir de!

Alp&Ege'nin annesi said...

'Mavi Gözlu Dev'filminde Piraye'yi birakmasi hic batmiyor. Aslinda kuzeninin onu bu iliskiye zorlamasindan ve hapiste oldugu kosullardan dolayi karisinin affetmesi gerektigini bile dusunuyorsunuz...

B5 said...

X Punto,
Ben babaniza hayranim, biliyorsunuz degil mi? :)

X Elektra,
Bence ne var biliyor musun? Asil sen cok guzel yazmissin. :)
Benim en buyuk kusurlarimdan biridir affedememek. Yaraticilik dahi olsa sonunda, baska birinin tek gozyasina degmez derim. Herkese ayni payi vermiyor hayat, dogru. Kiminin acisi baskasina zenginlik birakiyor.
Yine de bitir ve basladan yanayim. Paralel iliskileri anlamam cok zor benim. Cok sig fani miyim bilmem ama bunu degistiremeyecegim :)
Sevgiler,

x Robiciattola,
Ciao Roby, mi dispiace, non saprei dire esattamente dove si trova un buon -Ristorante Turco- a Roma. Ne avevo sentito uno, ma non mi ricordo neanche il nome. Ora son ad Amburgo, fra 10giorni a Istanbul, poi a Parigi. :(
Prova questi link, magari trovi qualcosa d utile.
(Eh si, puoi chiedere tutto all'ambasciata, anche il miglior ristorante Turco ;)))
http://www.e-turchia.com/
http://www.ambasciataditurchia.it/

B5 said...

X Ali,
Tesekkurler.

X Muzi,
Piraye'yi birak, kuzeni de birakiyor baskasina gidiyor aaah. Turk filmi gibi mi, kitaptaki kurgu mu o hale getirilmis anlayamadim. Dedim ya, sorgulamasam daha iyi. Dalli budakli iliskileri idrak edemiyorum. ;)

X Ekmeksi Kiz,
Hemen blogunu okuyorum o zaman. Uzulme sen. Bak bir baska ask hikayesine gectim, yine ask kismini bosver, "Devlet Operasi klasik muzik tutkunu Ismet Inonu'nun himayesi altinda idi" diye bir cumle vardi. Hosuma gitti. Boyle insanlarimiz da var, cikacaktir yine.
(Tamam, itiraf ediyorum, ben de zorluyorum umutsuz dusunmemek icin)

X Md Lount,
Blogun nihayet aciliyor! Sana soracaktim problemin halloldu mu diye..
Majlis kelimesini de yeni ogrendim :)
Okumak? Egitim bunu vermez ki her zaman. Toplum kurallarinin sekilleri bunlar. Istedigi kadar universite bitirsin ayri mevzu. Kadin yine o erkegi adam gibi yetistirecek ve saygi gostermesini ogretecek. Tabii kisirdongu, once o kadin bilgilendirilecek, uyandirilacak :) Bunu istemeyen coook.

X Rahsan,
Oyle mi gercekten :) Sana da geliyorum simdi birazdan. Bloglarda cok guzel yazilar var ve epeydir cogunu kacirdim, kaciriyorum. Selamini da iletecegim :)

X Alp&Ege'nin annesi,
Gectigimiz gunlerde Selen'in verdigi baglantilarda gordum o filmi. Izleyecegim. Bu da farkli bir kurgu olacak o zaman, elimdeki kitap gibi. (POSTA GELDIII!!!)

NEW YORK MUHTARI said...

Sevgili B5, B.R.Eyuboglu'nun bendeki tek tablosunu cerceveleteli daha bir iki gun olmusken, yazini okumak hos bir surpriz oldu.

Verdigin linkte senin adini aradim ama bulamadim senin koleksiyonunu.

Bu arada hala bana gonderecegin emaili sabirsizlikla bekliyorum, umuyorum resim calismalarin epey ilerlemistir. Son halini gormek icin heyacanimi mazur gor ama, beni cok merak ettirdin...

Saglicakla kal.

B5 said...

New York Muhtarim,
Yok yok benim resimler yok elbette. Galiba hatali bir cumle kurmusum, hemen bakiyorum yazima. Orada unlu tablolardan sanal bir koleksiyon kurulabiliyor ve resim sergileri hakkinda, ressamlar hakkinda bilgi alinabiliyor, sadece resim de degil elbette. Hepsi bu.
Bizim tabloya basladim, on boyamaya da basladim ama devami gelmiyor, elbette sana emaille gosterecegim. Tembelligim icin ozur dilerim. Tr'ye gitmeden bitiririm demistim, ama 10 gunde bitecek gibi degil!
Sevgiler!! :)

Berceste said...

Erkek milleti işte :P Kimi sevdiği için demir dağları deliyor. Kimi bir sürü kadını aynı anda sevebiliyor! Bir psikolog çıkarsa çıkar ancak bu işin altından!

Sanat meselesine gelince. Bence yorumlayan önemli. Ben gururla laik bir Müslüman'ım diyebiliyorken, internette şöyle bir gezinin laiklik hakkında neler deniyor neler! Kitabı bir açıp derin derin okumak, anlamak, o devri, tarihini incelemek var. Bir de aman ellemeyelim, şunu yapmayalım, bunu yapmayalım bu kötü demek var. Şeyhülislam efendi padişaha buyurmasaydı, yasak olmazdı. Şeyhülislam efendinin bu işten çıkarı ne ona bakmalı. Bugün de Papa dahil din adamları mensubu oldukları dinlerden çok kendi çıkarlarını, kendi hanedanlıklarını korumuyorlar mı? Algılama şekli önemli değil mi? Şimdi benim çözemediğim bir ressamdan bahsetmek istiyorum ben de. 2 sene önce burada düzenlenen The Turks sergisinde görmüştüm. Türklerin 1000 yılı, sanat, tarih, muhteşem bir sergi idi. İnsanlar defalarca gezdiler. Muhammed Karakalem(bazıları da siyah kalem diyor) diye bir ressam ve müthiş çizimleri vardı. Araştırınca hakkında çok fazla şey bilinmediğini, hatta kim olduğunun bile bulunmadığını, çizimlerin üzerindeki bu imzanın aslında imza değil, kayıt olabileceğini öğrendim. Yaşadığı yıllar Türklerin İslamı kabulünden sonraya benziyor. Peki bu adam nasıl oluyor da resim yapabiliyor? Var mı bilgisi olan?
http://tr.wikipedia.org/wiki/Mehmed_Siyah_Kalem

Bambi said...

Ask mesk islerinden pek anlamam ben, herkesin aski kendine :PPP ama su islam ve sanat ile ilgili hadi biz pek birsey uretmemisiz yasak filan diye ama baskalarin yaptiklarini bozmak niye :(
bizde duvarlara hali asilir ya anadoluda cok vardir veya ben oyle biliyorum, bir rus filmi seyretmistim film rusyada basliyor sonra isvece kadar uzaniyor. rusyada moskovada kizin evinde de duvarda hali asiliydi hatta eski bir dost gormus gibi olmustum :)

B5 said...

X Berceste,
Dedigin Mehmet Siyah Kalem´i ben de isim olarak bilmiyordum. Birkac cizimi gorunce tanidik geldi. Meger pullarin uzerindeki ressammis :)
YKY dan kitabini gordum. Esimin de cok ilgisini cekti. Gelince alacagim :)
Cok tesekkurler paylastigin icin.. (Bloglarin sevdigim yani :) )

X Bambi,
Bozmak daha kolay zaten. Yap desen herkes yapamayacagi icin degerli ya.
Evet, o duvar halilarini ben de farkli ulkelerin filmlerinde gordugumu hatirliyorum.
Italya`da da var.
"Arazzo" deniyor.
Duvara tablo yerine bu dokumalardan koyuyorsun iste :)
Ortacagda baslamis sanirim. Anadolu
da da Italya`da var. Ve sanirim cogu ulkede.
Guzel degil mi :)?

B5 said...

x Bambi.. Ilave not,
Ne ortacagi, coook daha eskiden varmis cok. ;)

Bambi said...

hali orta asya ve dogu filan olduguna gore ben hep biz dusunmusuzdur onu duvara asmayi diye dusunurdum :P ama avrupalilar dusunmus...:(

Anonymous said...

Tahirle Zühre Meselesi

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Nazım Hikmet Ran

Sevgiler
Arzu

Meltem said...

Eczacıbaşı sanal müzesi tavsiyen için çok teşekkürler çok hoş bir keşif oldu benim için. Aslında bir kaç kez duymuştum ama pc başına oturunca nedense aklıma gelmiyordu girmek.Burada linki tıklamak çok kolay oldu. Sık kullanılanlara ekleyiverdim:) Tekrar teşekkürler. Ha unutmadan, şu kadın erkek ilişkileri hakkında çok fazla yorum yapamıyorum artık. O yüzden yazını çok beğenmeme rağmen yorum yapmıyorum, galiba düşünmek de istemiyorum kimbilir? Yorgun hissediyorum kendimi bu konuda... hakkımda kim ne düşünürse düşünsün gerçek bu. Bir Türkiye lafı mı dönüyor etrafta ben mi yanlış anladım???

B5 said...

X Bambi,
Misirlilar bile yaptigina gore, hepsi ayni anda dusunmus diyelim. Dokuma duvar süsü iste.
Baska kitalarda da var galiba. Biz Asya-Avrupa icine tikili kaldigimiz icin hep ;)
Dün tesadüfen bir röportaj izledim. Osmanli hanedani torunlarindan biri Fransiz kanalina konusuyordu evinde. Neyse, arka duvarda Osmanli desenlerinden olusmus sahane bir pano vardi. O kadar hosuma gitti ki, boyle bir seyi ben de hemen asabilirim bir duvarima. Bulabilir miyim dersin? :)

X Arzu,
Siir icin cok tesekkurler :). Daha once kimse boyle bir yorum birakmamisti.
Kalp islerine inanilabilirligi fazla bir gerekce gibi,
Selamlar

B5 said...

X Meltem,
Su an ikimiz de PC basindayiz galiba :).. Yok ben de o islerde fazla konusmak istemiyorum. Cok karisik isler ve herkesin dogrusu kendine. Benim dusuncelerime uyan cok yok biliyor musun? Ah, her gun neler duyuyorum.Cok dusunmemek en iyisi. Nasilsa bu konularda taskafayim, kimse asil dusuncemi degistiremiyor.
Evet, TR gorunuyor, mesela haftaya? :)

Meltem said...

Neler düşündüğünü az çok tahmin ediyorum galiba ama düşündüklerine bakılırsa çok güzel bir aşkın içindesin gibi geliyor bana:) Belki de çevren kafanı çok karıştırıyordur. Haftaya buradasın inanamıyorum. İstanbul'a da geleceksin tabi değil mi? Geldiğinde zamanın olursa görüşmeyi çok isterim:) Sevgiler. Ha unutmadan bu arada MİM'lendiniz:)

B5 said...

X Meltem,
Sanirim haklisin. :)
-Email gonderiyorum.

R4 said...

posso solo dire che hai scelto un bellissimo quadro,.. e che mi manchi....
Buona notte B5, tuo R4

B5 said...

xR4,
Vabbene... :P

NEW YORK MUHTARI said...

ama ama sen yoksun hala.. kac kere tikladim kimbilir :-(((

B5 said...

Haklisim Muhtarcim,
Az kaldi dönmeme.
Gidince muhakkak biraz birseyler yazarim.